Her Duyduğuna İnanMA!

OLURMU ÖYLE ŞEY!! Demeden Önce Yaziyi Okuyun Bence.. ÇünküOluyormuş.. Nasıl mı?

Bir Cuma namazını eda etmek üzere cemaat yine mescidde toplanmış. Cumanın ilk sünneti kılındıktan sonra hoca hutbe için minbere çıkmış ve cemaate abdesti bozan hususları anlatmaya başlamış.

Konuyu, akılda kalabilmesi için çeşitli örneklerle izah ediyormuş. 
“Meselâ sabah eşeğinizle yola çıktınız. 
Öğleye doğru bir ağacın altında durdunuz. Eşeğinizi ağaca bağladınız. 
Biraz dinlendiniz. Yemeğinizi yediniz. Kaylulemi de yapıp devam ederim, dediniz. 
Ağacın dibine kıvrıldınız. Uyanınca da öğle namazımı kılarım dediniz...” diye  anlatırken hoca, cemaatten bir adamcağızın yavaş yavaş gözleri kapanır ve içi geçer. 
Hoca anlatmaya devam eder:
“Uyandığınızda bir baktınız, eşeğiniz bağladığınız yerden kaçmış ve siz onu bulamıyorsunuz. 
Su kırbalarınız da eşeğin sırtındaydı ve siz abdest alacaktınız. Eyvah ne yapacağım şimdi diye endişelendiniz.
Aman namazı da geçirmeyeyim dediniz. Etrafınıza baktınız, bir su kaynağı da göremediniz.  Ne yapmanız gerekir? Elbette teyemmümle abdestinizi alıp namazınızı kılmanız gerekir...”
Hoca heyecanla anlatırken adamcağız şekerlemeye devam etmektedir. 
Hocanın :
“Teyemmüm abdestiyle namazınızı kılarken, son rekâttasınız, neredeyse namazınız bitecekken...” dediği sırada adamcağız uyanır.
Hoca gayet kendinden emin bir şekilde der ki:
“Birden eşeğin anırdığını duydunuz. Bu sesi duyunca ne olur? Elbette eşeğin anırdığı an abdest bozulur. Bu yüzden namaz da bozulur.”
Adamcağız kulaklarına inanamaz.
Çünkü hocanın söylediğini hayatında ilk defa duyuyordur.
Ama hocanın üstüne basa basa “Eşeğin anırması abdesti bozar” demesi üzerine Cuma namazı sonrası görüştüğü herkese bu öğrendiği ‘yeni bilgi!’yi ballandıra ballandıra anlatır.
O zamanlar eğer twitter olsaydı, ilk paylaşan ben olmalıyım, diye daha hutbe bitmeden bir twitt bile atardı her halde.
Kendisine inanmayan ve söylediğini çok saçma bulanlara da “bunu ben söylemiyorum, koskoca hoca söylüyor” diyerek sitem eden adamcağız ne kadarda bugünün insanına benziyor aslında. 
Modern zamanların ‘içimizi geçirdiği’ bir dünyada, çoğu kez bizler de ‘uyuya kalıyoruz’ gerçeklerin ve hakikatin karşısında. 
Hakikate gözü kapalı olmaklığın kol gezdiği, kıymetli olanın cam parçasına değişildiği, düşülen bataklığın misk ü amber zannedildiği bir devranda ‘ahkâmcılar’ pazarda baş köşeyi tutmuş artık.
Hatta günümüzde ‘ahkâmcılar pazarı’ en çok müşterisi olan yerler.
Başını sonunu bilmediğimiz meselelerde, sağlam bir mihenge vurmadığımız fikirlerimizde, sırf keyfimize öyle geldiği için savunduğumuz ve kestiğimiz ahkâmlarımız var bizim. 
Ahir zamanın demindeyken “eşek anırdı, abdest bozuldu” diye yaygara koparanlar daha çok çıkıyor karşımıza artık.
O yaygaraların ‘eşek anırması’yla karışıp da ne yapacağını şaşıranlar için yapılması gereken şey aslında çok basit.
O da, eşeği sağlam kazığa bağlamak ve kitap yüklü eşek olmaktan Allah’a sığınmak...

Alıntıdır...

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları