Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar.

Öğleden sonra bizim ufaklıkla (üç yaşında) arabada gidiyoruz. Arabada yalnız ikimiz varız.  Ara bir sokağa girdim. Karşıma ufak bir köpek çıktı. Bizimkisi hemen heyecanla "babaaa, sakın köpeği ezmeee" dedi. Ben sırf bizimkini konuşturmak için sordum.  Sorduğum sorular ve aldığım cevaplar özetle şöyleydi:

- Niye ezmeyeyim ki?

- Ama o zaman ayağı kırılır, acır.

- Acısın ne olacak ki?

- Ama o zaman ağlar.

- Ağlasın ne olacak ki?

Bizimkisi bir şeyler söylemek istiyor da bir türlü söyleyeceği cümleyi kafasında toparlayamıyordu. Ona biraz yardımcı olmak adına hemen sordum:

- Bizim hayvanlara iyi davranmamız mı gerekir?

İşte aradığı cümleyi şimdi bulmuştu. Sanki yıllardır aradığı defineyi bir anda karşısında gören bir define avcısı gibi haykırdı:

- Eveeet. Tabi ki iyi davranmamız gerekir.

Sonra bu cümleyi iki üç defa daha altına basarak, üstünden geçerek tekrarladı: "Hayvanlara iyi davranmamız gerekir."

Her ne kadar hayvanlar bahsi zaman zaman söz arasında geçse de doğrusunu söylemek gerekirse insanların hayvanlara nasıl davranması gerektiği meselesi ile ilgili -biraz da yaşının henüz bunu anlayabilecek seviyede olmadığını düşünerek- bugüne kadar özel bir çaba içinde olmamıştık. Ama şimdi görüyordum ki çocuk fıtraten varlığa karşı merhametli doğuyordu. Bir kez daha, Allah Resûlü'nün "her doğan çocuk fıtrat üzere doğar" (Buhârî, Cenâiz, 91; Müslim, Kader, 22) hadisi aklıma geldi. Hadis adeta şöyle diyordu:

"Çocukların fabrika ayarlarına güvenin. Onlar iyiyi, doğruyu, güzeli bulabilecek, bilebilecek bir fıtratta yaratılmışlardır. Yeter ki siz bu ayarı bozmayın. Eğer çocuğunuzda merhametsizlik, yalancılık, iki yüzlük, vefasızlık görüyorsanız bilin ki bu bir imalat hatası değil, kullanım hatasıdır. Yani siz o çocuğu iyi eğitememiş siniz. Sizdeki yanlış davranışlar çocuğa sirayet etmiş. Yahut da siz, güya iyi eğitim vereceğim diye yaptığınız zorlamalarla çocuğun fabrika ayarlarını bozmuşsunuz."

Dünya üzerinde insanın kendi hemcinslerine yaptığı katliam ve işkenceyi, insanın hayvanlara yaptığı işkenceyi gördükçe izledikçe masum doğan çocukların fıtratını nasıl da bozduğumuz aklıma geldi. İslam, insanın fıtratını koruma halidir. Deriyi kokmaktan tuz koruduğu gibi fıtratı bozulmaktan da İslam koruyor. Ama doğru anlaşılmak kaydıyla! Günümüzde müslümanların birbirine neler yaptığını da göz önünde bulundurduğumuzda "rahmet" dini olan İslam'ın nasıl "zahmet"dini haline getirildiğini görünce kahrolmamak mümkün mü?

Rabbimiz çocuklarımızı fıtratlarına müdahale etmeden, o fıtratlarda mevcut özellik ve kabiliyetleri daha da geliştirmeyi cümlemize nasip eylesin.

                                                           Soner DUMAN/12.Rebîülevvel.1440/19.Kasım.2018/Pazartesi)

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları