İlk dönem hıristiyan episkopos ve piskoposlarının tartışmaları incelendiğinde, çok açık ve net olarak görülecektir ki, Hıristiyanlar Allah'ın birliğinden bahsedenleri aforoz etmiş, din dışı saymışlardır. Fakat günümüzde görülmektedir ki, Hristiyan misyonerler dinlerini müslümanlara hoş göstermek için "tek tanrıya inandıkları" savını kulanmaktadırlar ki bu tamamen kamuflajdır.

İsa, insandır ve sadece bir peygamberdir

Matta İncili, "İbrahim oğlu, Davud oğlu İsa Mesih'in nesebinin kitabıdır" cümlesiyle başlar.

 Allah'ın ise, kadîm ve doğurulmayan bir varlık olduğunu, doğurulanın sonradan yaratılmış olduğunu, Allah'ın ise sonradan yaratılan değil bütün varlıkların yaratıcısı olduğunu belirtmektedir. 

Yani İsa, sonradan yaratılmış olması hasebiyle Tanrı olamaz. 

Matta İncilinde İsa'nın Kral Hirodes zamanında, Yahudiyye'ye bağlı Beytlehem'de doğduğunun ifade edilmesi onun sonradan yaratıldığını dilegetirmekte; "Çocuk büyüyor, kuvvetleniyor ve hikmetle doluyordu…"ifadeleri yine onun normal bir insan gibi büyüme özelliği gösterdiğini tasvir etmekte; "Allahım! Allahım! Niçin beni bıraktın" şeklindeki feryadı onun Allah'ın yardımına muhtaç bir kul olduğunu; göstermektedir. Ayrıca, İsa'nın"Zira aç idim, bana yiyecek verdiniz, susamıştım bana su verdiniz" şeklindeki kendi sözlerinin; "Şiddetli ızdırap içinde kalan İsa'nın hararetin tesiriyle toprağa dökülen ter damlalarının kan damlaları gibi olduğunu"anlatan İncil metninin sadece İsa'nın insan oluşu İncil'in kendisinde dile getirilmiştir.

İncillerde anlatılan, yemlikte yatan, kundağa sarılmış bir çocuk", "kırk gece oruç tuttuktan sonra acıkan","havarilerinin kendisini uykusundan uyandırdığı İsa", "yüz yastığı üzerinde uyuyan Mesih" tam bir insandan başka bir şey değildir. 

Yine İncillerdeki anlatılara göre, İsa, düğün yemeğine katılmış, havarilerin ayaklarını yıkamış, merkebe binmiş ve haça gerilmiştir. Dolayısıyla, bu şekilde zaman ve mekanla ilişkisi olan İsa'nın bir insan olduğu İncillerin de ortaya koyduğu bir gerçektir. 

İncillerde onun Vali Pilatus zamanında öldürüldüğü ifade edilmektedir ki, öldürülen varlık sonradan yaratılmış bir varlıktır ve Tanrı olması düşünülemez. 

Eğer Oğul, Hıristiyanların inandığı gibi ezelî ise doğurulmuş olması düşünülemez. Eğer doğurulmuş ise ezelî olamaz. 

Çünkü ezelîlik vasfı başlangıcı ve sonu olmayana verilir. Hıristiyanlar bu şekilde, bir anlamda, Tanrı Babadır fakat doğurucu değildir. Mesih Tanrı'dır fakat Tanrı Mesih değildir. Mesih gönderilmiştir fakat kul değildir diyerek izah edilemez bir çelişkiye düşmüşlerdir. 

Doğumundan ölümüne kadar, İsa'nın İncillerde anlatılan hayat hikâyesinin, onun bir insan olduğunu ortaya koyduğu ve İsa'nın bir kul ve peygamber olduğunu Kur'an'daki ilgili ayetlerle de ortaya koyulmaktadır.

İncil metinlerine ilaveten bu konuda orijinal başka metinlere de Matta: 4/2.843Matta: 8/25.844 Markos: 4/38.845 Yuhanna: 2/1-11.846 Yuhanna: 13/5-14.847Matta: 21/7; Yuhanna: 12/14.848 Yuhanna: 19/25. 

Mesela,"…ona nâsıralı denecektir" ifadesindeki nâsıralı ifadesi insana ait bir sıfattır.

Hıristiyan ilahiyatçı John Hick de İsa'nın hiçbir zaman ilahlık iddiasında bulunmadığını söyleyerek, Kur'an'ın ve bilginlerin bu yöndeki söylemlerini doğrulamaktadır. Ona göre, İsa'nın tanrısallaştırılması kendisinden yüzyıllarca sonra ortaya çıkmış bir durumdur. 

Hick de tıpkı İslam alimi Taberî gibi, Tanrı'nın oğlu ünvanının biyolojik değil mecazî anlamda anlaşılması gerektiğini, bu ünvanla "özel bir işi tamamlamak üzere Tanrı tarafından gönderilen ve Tanrı'yla arasında özel bir ilişki bulunan kişi" kastedilmekte olduğu kanaatindedir. Bu anlamda inkarnasyon ifadesi de lafzî değil mecazî anlamda algılanmalıdır

Hasılı kelam, Tanrı üç uknumdan, parçadan, cüzden, bölümden ya da kişilikten oluşmaz.

İsa Tanrının kulu ve peygamberidir ve bu en güzel şekliyle Allah'ın göndermiş olduğu son kitap Kuran-ı Kerim'de anlatılmaktadır.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları