Allah’ın rahmeti normalde bütün varlıkları kuşatır, hepsine eşit bir şekilde yağar. Ama bu rahmetten Allah yolunda gayret sarfeden, sürekli koşuşturan, hareket halinde olanlar daha çok istifade eder.

NEREDE HAREKET, ORADA BEREKET!

Sabah evden çıktığımda hava soğuk ve yağmurluydu. Arabayı çalıştırıp yola düştüğümde sanki yağmurun şiddeti daha da artmış gibiydi. Ancak biraz sonra bir kırmızı ışıkta durduğumda bunun hareket hızına bağlı bir şey olduğunu anladım. Normal şiddette yağan yağmur araba hareket edince sanki hızlanıyormuş gibi oluyor, arabanın ön camına vuran yağmurun hem miktarı hem de sesi artıyordu. Araba durduğunda sileceklerin normal şekilde çalışması yeterli olduğu halde hareket edince daha hızlı çalıştırmak gerekiyordu.

İçimden bir ses “bu durumu bir benzetme için kullanabileceğimi”bana söyledi. Gün içinde meşguliyetlerim sebebiyle bunu unutmuştum. Şimdi akşam vakti bilgisayarın başına oturduğumda bu meseleyi tekrar hatırladım ve aklıma bir benzetme geldi.

Allah’ın rahmeti normalde bütün varlıkları kuşatır, hepsine eşit bir şekilde yağar. Ama bu rahmetten Allah yolunda gayret sarfeden, sürekli koşuşturan, hareket halinde olanlar daha çok istifade eder. Ne zamanki Allah yolunda gayretiniz yavaşlarsa sizin üzerinize düşen rahmet de azalıyor.

Kur’an’da tam da bunu ifade eden çok önemli bir âyet var. Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturanlarla malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vadetmiştir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.” (Nisâ, 95)

Evet, Allah rahmetini bütün müminlere yağdırıyor ama mal ve canıyla Allah yolunda gayret edenleri diğerlerinden üstün kılıyor.

Allah Resûlü (s.a.v.) Rabbimizin şöyle buyurduğunu naklediyor:

“Bana bir karış yaklaşana ben bir arşın yaklaşırım. Bana birarşın yaklaşana ben bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gelene ben koşarak gelirim.” (Buhârî, Tevhid, 15; Müslim, ez-Zikr ve’d-dua, 2)

Şimdi düşünün:

Zengin bir şahıs yüksekçe bir yerden insanlara paralar saçsa bu paralardan en çok kim istifade eder? Kim daha çok gayret gösterirse o istifade eder değil mi? Yerinde durup da paraların kendisini bulmasını bekleyen kimse bundan istifade edemez. Öyleyse Allah katında yükselmek isteyen gayret göstermeli, yan gelip yatmamalı. Dünyadaki sayılı nefesler yatarak, eğlenerek geçirilecek nefesler değil. Zira ölüm geldikten sonra –amel defterinin kapanmasına engel olan kalıcı iyilikler (sadaka-i câriye) dışında- iyilik yapma, sevap elde etme fırsatımız kalmayacak.

Rahman ve Rahîm olan Allah’ın rahmeti her varlık üzerine yağıyor yağmasına ama bu rahmetten olabildiğince istifade etmek için daha çok gayret gerekiyor. Ne yapalım öyleyse? Mesela İslam’ı daha iyi öğrenmek için gayret gösterelim. Boşa vakit harcayacağımıza faydalı olan kitaplar okuyarak bilgimizi artıralım. “O bunu demiş, bu şunu demiş” diye başkalarının gündemlerine uyarak,birbirimize düşerek vakit harcayacağımıza öğrendiklerimizi hayata geçirmeye, en yakınlarımızdan başlayarak İslam’ı anlatmaya, bizden daha iyi bilenler varsa onlardan dinlemeye gayret edelim. Fakir fukaraya, garip gurabaya yardım etmek için gayret gösterelim. Bir kimsenin göz yaşını dindirmeye, bir yetimi sevindirmeye çalışalım.

Rabbimiz, tüm varlıklara yağdırdığı rahmet yağmurundan azamî istifade etmeyi cümlemize nasip eylesin. Bizleri kendi yolunda gayret gösteren kimselerden eylesin.

                                                               Soner DUMAN 8.Rebîülevvel.1440/ 16.Kasım.2018/Cuma

 

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)



Facebook Yorumları


Disqus Yorumları